23 Temmuz 2017 Pazar

Dikkat Online büyücüler internette

Profesör Güz: Çocuk Kendini Televizyonda İzlediği Karakterin Yerine Koyuyor

Profesör Güz: Çocuk Kendini Televizyonda İzlediği Karakterin Yerine Koyuyor

Yaprak KOÇER/SAMSUN, () - SAMSUN Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hatice Özyıldız Güz, televizyondaki programların çocukların kimliklerinin oluşmasına etki ettiğini belirterek,...

25 Kasım 2014 Salı 11:19

İLGİLİ HABERLER

Tunik Seven Tesettürlü Kadınların Gözleri Caddezar'da
Tunik Seven Tesettürlü Kadınların Gözleri...

Kapalı giyinmeyi tercih eden kadınların kıyafet seçimleri artık eski dönemlerdeki gibi...

Günümüzde Film Seyretmek Önemli Bir Hobi Haline Geldi
Günümüzde Film Seyretmek Önemli Bir Hobi...

Filmler hayatımıza çok farklı hazlar ve bakış açıları kazandırırlar.

Sponsorlu Baglantılar

Yaprak KOÇER/SAMSUN, () - SAMSUN Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hatice Özyıldız Güz, televizyondaki programların çocukların kimliklerinin oluşmasına etki ettiğini belirterek, "Çocuk, kendini izlediği programlardaki kişilerin veya daha yoğun olarak filmlerdeki karakterlerin yerine koymaktadır" dedi.
OMÜ Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü öğretim üyesi Prof.Dr.Hatice Özyıldız Güz, televizyonun çocuklar üzerine psikolojik etkilerini anlattı. Günümüzde televizyonun olumsuz etkilerinden en çok şiddet öğesi üzerinde durulsa da çocuk ve ergenlerin algılama biçimi, algıladıklarını benimseme hızı ve hayata geçirme istekleri üzerine de etkisinin olduğunu söyleyen Prof.Dr.Güz, 3 bin 500'ün üzerinde çalışmanın neredeyse tamamının televizyondaki şiddetin çocuklar üzerinde olumsuz etkilerinin olduğunu ortaya koyduğunu dile getirerek, "Son yıllarda çocuk ve ergenlerde şiddet davranışının artmasında en önemli faktörlerden birisi olarak televizyon programları gösterilmektedir. Amerikan Psikiyatri Derneği, Amerikan çocukların haftada ortalama 28 saat televizyon izlediklerini ve 18 yaşına gelene kadar 16 bin cinayet, 200 bin fiziksel şiddet sahnesi gördüklerini bildirmiştir. Benzer şekilde ülkemiz genelinde Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından 6 bin 614 kişi üzerinde yapılan bir araştırmada çocukların ortalama günde 3.42 saat televizyon izledikleri tespit edilmiştir. Reklam Verenler Derneği tarafında yapılan bir araştırmada 17 yaşına gelene kadar çocukların yaklaşık 60 bin cinayet, ölüm ya da yaralama sahnesi izlemiş olduklarını belirlemiştir" dedi.
Prof.Dr. Hatice Özyıldız Güz, televizyondaki şiddetin çocukları, şiddeti taklit etme, şiddete karşı duyarsızlaşma, şiddet duygularını uyandırma ve şiddet duygularını bastırmada azalma şeklinde etkileyebildiğini belirterek, "Yapılan analiz sonuçları, yalnızlık düzeyi arttıkça televizyon izleme süresinin arttığını, yalnızların en çok televizyonda magazin programları, diziler ve sinema filmlerini izlediği belirlenmiştir. Yalnızlar, arkadaşlık, zaman geçirme, alışkanlık, eğlence ve sosyal etkileşim gereksinimlerini doyurmak için televizyon izlemektedirler" diye konuştu.
Televizyonda özendirilen zayıf beden imgelerinin diğer bir etki olarak düşünülebileceğini ifade eden Prof.Dr. Hatice Özyıldız Güz, "Kızların beden algısı bozulmakta, yeme bozuklukları artmaktadır. Programlarda dış görünümünün kadınlar için öneminin çocukluk yaşlarından başlayarak vurgulandığı, böylelikle kadınların çekiciliği için neredeyse tek koşulun fiziksel görünüm olduğunun pekiştirildiği çalışmalarda bildirilmiştir. Çocukluklarından beri ideal olarak sunulan bu zayıf imgeler, ergen ve genç kızlarda onlara özenmeye, onları örnek almaya yol açmaktadır. Sonuçta kendilerinin ya da arkadaşlarının bedenlerini onlarınkilerle kıyaslamakta, bu kıyaslamalarda kendilerini bir türlü yeterli bulamamaktadırlar" dedi
Prof.Dr. Hatice Özyıldız Güz sözlerini şöyle sürdürdü:
"Çocuk, kendini izlediği programlardaki kişilerin veya daha yoğun olarak filmlerdeki karakterlerin yerine koymaktadır. Çoğu kez hayran olduğu kahraman ya da karakter, büyüyünce olmak istediği kişidir. Böylece çocuk kendi kişisel bilinci, çalışması ya da yetenekleri ile değil, tamamen farklı etkilenmelerle büyüyünce 'O' olmak istemektedir. Bu bazen bir yarışma programı sunucusu, bazen filmdeki kötü adamları döven erkek karakter, bazen de güzelliği sayesinde zengin ve yakışıklı bir erkekle evlenen bir kadın karakter olabilmektedir. Ailelere düşen öncelikle çocuğu televizyon karşısında yalnız ve savunmasız bir biçimde bırakmamak, mümkün olduğunca birlikte izlemek. Sonra da çocukları okumaya sevketmek ve televizyon izlemelerine belli ölçülerde sınırlandırmalar getirmek."

 
FOTOĞRAFLI

Sponsorlu Baglantılar

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    Hangi Ülkenin Aracını Kullanıyorsunuz?

    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV