27 Haziran 2017 Salı

Dikkat Online büyücüler internette

BBP'Lİ GÜRHAN: TUTUKLU GAZETECİLER SERBEST BIRAKILSIN

BBP'Lİ GÜRHAN: TUTUKLU GAZETECİLER SERBEST BIRAKILSIN

Mustafa KOZAK/ANTALYA, () - BÜYÜK Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Gürhan, tutuklanan gazetecilerin bir an önce serbest bırakılmasını istedi, "Bir devletin adaleti demek, o devletin imanı demektir. Bizim devletimiz bu kadar...

28 Aralık 2014 Pazar 17:35

İLGİLİ HABERLER

Haluk Koç : Seçmen kaydınızı da sıfırlayabilirler
Haluk Koç : Seçmen kaydınızı da sıfırlayabilirler

ANKARA, () - CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, Merkez Yönetim...

Genel kurulda yine gerginlik
Genel kurulda yine gerginlik

Fırat KESKİNKILIÇ/ANKARA, () - TBMM Genel Kurulunda tartışmalara ve kavgalara neden...

Sponsorlu Baglantılar

Mustafa KOZAK/ANTALYA, () - BÜYÜK Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Gürhan, tutuklanan gazetecilerin bir an önce serbest bırakılmasını istedi, "Bir devletin adaleti demek, o devletin imanı demektir. Bizim devletimiz bu kadar imansız mı yahu? Hiçbir adalet yok" dedi.
BBP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Gürhan, partisinin Antalya il teşkilatının genel kurul toplantısına katıldı. Tek listeyle gidilen seçimde mevcut Başkan Ramazan Doğan ile ekibine başarılar dileyen Ahmet Gürhan, gündemle ilgili gazetecilere değerlendirmelerde bulundu.
İktidarı basın üzerinde baskı oluşturmakla suçlayan Gürhan, tutuklanan gazetecilerin bir an önce serbest bırakılmasını istedi. "Devletin adaletini görmek istiyoruz" diyen Gürhan, "Bir devletin adaleti demek, o devletin imanı demektir. Yani bizim devletimiz bu kadar imansız mı yahu? Hiçbir adalet yok. Basın mensuplarını bir dizi filminden, bir makaleden dolayı nasıl alıp götürürsünüz? Sorgularsınız, terör örgütü dersiniz? Onların sadece kalemleri var. Kalem ve kamerası olan insanlar elleri silahlı soygunculardan daha mı tehlikeli" diye konuştu.
TOPLUMUN AKIL SAĞLIĞI BOZULDU
Bir an önce sis perdesinin kaldırılmasını istediklerini anlatan Gürhan, basının özgür olması gerektiğini söyledi. Ülkede ekonomik sıkıntı yaşanırken, Cumhurbaşkanlığı sarayı yapılmasını da doğru bulmadığını anlatan Gürhan, hükümetin iktidarda kalabilmek için, adaletin önünü kapattığını ileri sürdü. Adaletin üzerinde küçücük bir lekenin kalmaması gerektiğini anlatan Gürhan, 12 senede toplumun akıl sağlığını da yitirdiğini belirtti. Bugün her okulun önünde esrar, ilaç satıldığını iddia eden Gürhan, borçlanan esnafın, memurun, işçinin, borcunu ödeyemez hale geldiğini iddia etti. Mahkemelerdeki icra dosyalarının beşe, altıya katlandığını, bunun sonunda toplumun asabi olduğunu aktaran Gürhan, “Ben size şöyle bir rakam vereyim. 12 yıl önce kullanılan antidepresan ilaçların sayısı 3 milyondu. Bugün kullanılan reçeteli antidepresan ilaç sayısı 10 milyonu bulmuştur. Bir de hazmedemeyip 'Benim akıl sağlığım yerinde' deyip de doktora gitmeyen insanlar var. Bunun rakamları da üç milyon. 13-14 milyona yakın akıl sağlığımız bozulmuş. Bir toplumun akıl sağlığı bozulmuşsa, en tehlikeli olan şeydir" dedi.
PKK DA PARA TOPLUYOR
Hükümetin sadece belirli bir kesme hizmet ettiğini, tamamen zenginlerin hükümeti olduğunu ileri süren Gürhan, Büyük Birlik Partisi'nin oyunun yüzde 15 civarında olduğunu ileri sürdü. Konuşmasında bölücü terör örgütüyle yapılan görüşmelerin halkan gizlendiğini, özerklik noktasına kadar da gelindiğini aktaran Gürhan, bu milletin her zaman tarihte sınırlarını kanla çizdiğini de vurguladı. Bedelli askerliği de eleştiren Gürhan, “Bedelli askerlik diye birşey çıkardılar. Fakirin çocukları gidiyor PKK'nın kucağına. 18 bin lirayı veren zengin çocukları da askere gitmiyor. Esas korkunç olan şu. PKK da para topluyor. O da bedelli askerlik koymuş" iddiasında bulundu.
İTİBAR SARAYLA DEĞİL HALKIN YAŞAMIYLA OLUR
Cumhurbaşkanlığı sarayı konusuna yeniden değinen Gürhan, "Alman Cumhurbaşkanına bakın kendi evinde oturuyor. Avrupa'da başbakanlar bisikletle gelip gidiyor. Bunların itibarı yok mu? Bunların utanması mı lazım. Utanılacak konu ne biliyor musunuz. Bizim insanımız yamalı pantolon giyecek hale geldi. Siz ondan utanın. Saray yaptırmışım ama halk sefalet içinde, halkımın giyeceği yok, yiyeceği yok. Sen sarayda otur. Sarayla övünmeyeceksin. Senin ülkende işçin kaç kez tatil yapabiliyor ona bakmak lazım. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" dedi.

FOTOĞRAFLI
 

Sponsorlu Baglantılar

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    Hangi Ülkenin Aracını Kullanıyorsunuz?

    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV